2000’li yıllar Türkiye’nin iktisadi ve toplumsal yapısında önemli dönüşümlere tanıklık etti. Türkiye tarihinde 1980’lerde başlayan dönüşüm, 2001 krizinin ardından gelen sermayenin yeniden yapılanma süreciyle yeni bir aşamaya girerek, 2009’a dek sürdü.
Yaşanan dönüşümün önemli bir yanını özelleştirmeler oluşturuyor. 2000’ler boyunca Türk Telekom, TÜPRAŞ gibi dev devlet işletmelerinin özelleştirilmesini ‘izledik’. Sürecin bir başka yanında ise tarımsal yapılarda yaşanan dönüşüm duruyor. Daha düne kadar tarımda kendine yeter bir ülke olan Türkiye’de bugün devlet tarıma desteğini kesmiş, küçük üretime dayalı tarım bitme noktasına yaklaşmış durumda.
TEKEL’in özelleştirilmesi ve tütün üretiminin gerilemesi ise yukarıda belirtilen iki can alıcı gelişmenin tam kesişiminde yer alıyor. 2008 tarihinde özelleştirilmesi tamamlanan TEKEL, istihdam ölçeği ve tarımsal ürün olan tütüne dayanması bakımından Türkiye’de sanayi ile tarım arasında bir köprü işlevi taşımaktaydı. TEKEL’in özelleştirilmesi TEKEL işçileriyle birlikte tütün yetiştiricilerini de çok olumsuz etkiledi.
TEKEL’in özelleştirilmesinin tarıma ve tütün üreticilerinin hayatlarına etkisini yerinde görebilmek amacıyla 2009 Ağustos’unda Bafra yöresinde tütün ekimi yapan çiftçilerle görüştük. Görüşmelerimiz Bafra’da tütün ekiminin az da olsa sürmekte olduğu köylerden biri olan Elişi Köyü’nün 70 haneli Erikli Mahallesi’nde gerçekleşti. Erikli, 1912 yılında Priştine’den göçen Arnavutların yaşadığı mahalle. Her ailenin toprağı var ve aile tarımı yapılıyor. Aile üyeleri ücretsiz aile işçisi olarak tütün tarlalarında çalışıyor. Ancak beş altı sene öncesine kadar hemen her hanenin tütün ektiği mahallede 2009 itibariyle tütün eken on hane kalmış durumda.
Köylülerle görüşmelerimiz sonunda TEKEL’in özelleştirilmesi ile tütün ekiminin çok azaldığını bulguladık. Devletin tütüne verdiği desteği aşamalı olarak çekmesiyle gerileyen tütün üretimi 2009 yılında durma noktasına gelmiş. Bu noktada 2009 tarihi önemli çünkü devlet 2009 itibariyle köylüyle alım sözleşmesini durdurmuş bulunuyor. Artık çiftçilerin büyük çoğunluğu tütün ekmeyi bırakmış. Bafra’nın bir başka köyü olan Tütüncüler köyünde de görüşme yaptık. Ne ironiktir ki adını tütün eken çiftçilerden alan 250 nüfuslu köyde bugün sadece iki aile tütün ekmeye devam ediyor.
Karlı bir kış günü evlerini, ocakta yemeklerini, çocuklarını, eşlerini ve hatıralarını geride bırakıp,
Türkiye’nin “köşe”lerinden kalkıp
“ekmek parası” için İstanbul yollarına düşen kadın sigara işçilerine,
suskun, güçlü, affedici neşelerine…
Özelleştirmeler 1980’lerden itibaren egemen anlayış olarak kendini ortaya koyan yeni sağ politikalar kapsamında dünya genelinde gelişen ana bir eğilim olmuştur. Burada işleyen mantık, üretici kamu kurum ve kuruluşlarının karsız ve etkinsiz çalıştıkları, devlet bütçesine yük oluşturdukları yönündedir. Devletin ekonomiden el çekmesi ve piyasa güçlerinin ekonominin gidişatını belirlemede tek güvenli adres oldukları şeklindeki hakim yargı, özelleştirme ve serbestleştirme politikalarının hızla gündemleşmesi sonucunu doğurmuştur. Öyle ki, istikrarsız ekonomilerin ve makroekonomik dengesizliklerin günah keçileri olarak ilan edilen kamu iktisadi teşebbüslerinin biran evvel özelleştirilmeleri rekabetçi ve etkin bir iç piyasa yaratılmasının ön koşulu gibi gösterilmiştir. Bu doğrultuda Türkiye öznelinde, sırasıyla 1984, 1986 ve 1994 yıllarına ait üç yasa ve 1985 tarihli Özelleştirme Ana Planı ile özelleştirmelerin yasal dayanağı meydana getirilmiştir. Bu kapsamda köprü, otoyol, elektrik santralleri gibi altyapı birimleri de dahil olmak üzere toplam 240 kamu işletmesi özelleştirme kapsamına alınmış ve 2009 yılı itibariyle bunların 188’i bütünüyle özelleştirilmiştir (ÖİB, 2009).
Bu çalışma, yukarıda tarif edilen süreç içerisinde 2001 yılında özelleştirme kapsamına alınan kısa adı ile TEKEL’in (Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü) 2008 yılında özelleştirme işleminin tamamlanmasının ardından, bu sürecin hem TEKEL çalışanı işçiler hem de tütün üreticisi açısından ele alınması ve bugün içinde bulundukları duruma ışık tutulması için kaleme alınmaktadır.